Gıda Toplulukları

  • Doğal ve Yerel Ürüne Güvenli ve Aracısız Ulaşım Projesi Nedir?

    Doğal ve Yerel Ürüne Güvenli ve Aracısız Ulaşım Projesi Nedir?

    DEVAMI...

koop
0 Yorum

Kadıköy’de bir kooperatif doğuyor

Tohumları yaklaşık 2 yıl önce atılan Kadıköy Kooperatifi Girişimi emin adımlarla yol alıyor.

Kadıköylülerin kurduğu bu girişim, aracılar olmadan doğrudan küçük üreticiyle çalışan, tüketmekten öte paylaşan, toplumsal dayanışmayı ön plana çıkaran, doğal/bilge üretimin gelişmesine katkıda bulunmayı amaçlayan, doğayı kirletmeme ve tüm süreçlerin izlenebilir olması ilkeleriyle bir araya gelmiş ve nihai amacı kooperatif kurmak olan bir grup olarak kendini tanımlıyor ve ekliyor:

“Şu anda bir “Girişimiz” ancak ürün getirme, ürün çeşitliliği, ürün fiyatı, üretici bulma gibi pek çok konuyu tartışıp, kurduğumuz modelin aksayan yönlerini geliştirmeye çalışıyoruz. Bir zaman tahminimiz yok ama belirlediğimiz hedef kitleye ulaştığımızda kooperatifimizi kurmak istiyoruz.

Bu çalışma var olan alışkanlıklardan bir kopuş, daha iyiye, daha güzele olan bir yöneliş niteliğinde. İlkelerimiz çerçevesinde aramıza katılmak isteyen herkes bu çalışmalara destek verebilir ve birlikte yol alabiliriz…”

Kadıköy Kooperatifi Girişimi hakkında daha fazla bilgi almak için buraya ve buraya tıklayarak broşürü görebilirsiniz.

Çalışmalara ve siparişlere dahil olmak için Girişim’in sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz:

facebook.com/KadikoyKoop
twitter.com/kadikoykoop

tdtfr
0 Yorum

Akdeniz TDT ağı ön toplantısının ardından

Ankara merkezli gıda topluluğu DBB’den Ceyhan Temürcü, Fransa’da katıldığı Akdeniz TDT ağı toplantısıyla ilgili izlenimlerini yazdı…

Akdeniz TDT ağı ön toplantısının ardından

29 Şubat-2 Mart tarihleri arasında Marsilya’da, URGENCI (Uluslararası Topluluk Destekli Tarım Ağı) tarafından, Akdeniz havzasında bir TDT (Topluluk Destekli Tarım) örgütlenmeleri dayanışma ağı oluşturulmasına yönelik bir buluşma yapıldı. 15 Akdeniz ülkesinden çiftçiler, STK çalışanları ve aktivistler vardı. Ben de Buğday Derneği bağlantısıyla, DBB’yi, TADYA’yı ve bilgi sahibi olduğum diğer gıda topluluklarını temsilen katıldım. Bu ilk karşılaşma idi, bu sebeple henüz somut bir proje veya sonuçlar yok.

Bu ziyaretimin ardından, Türkiye’deki TDT/KOS yapılanmalarını ve diğer gıda temelli dayanışma ağlarını ilgilendirebileceğini düşündüğüm gözlem ve fikirlerimi paylaşmak istedim. Zira Fransa 2700’den fazla TDT grubuyla bu harekette önde yer alıyor. Biz de bu ziyarette hem TDT ile çalışan iki çiftliğe gittik, hem de ürünlerin ortak noktalardan alınışına tanık olduk.

TDT Fransa’da ilk kez 2001’de, Provence bölgesinde, Aubagne’da ortaya çıkmış. Fransızca’da bu yapılanmalara AMAP diyorlar. Bunları esinleyen, Japonya’da Teikei, ABD’de CSA gibi daha eski oluşumlar var.  Şu anda en çok sırasıyla Paris, Lyon ve Marsilya’da olmak üzere toplam 2700 civarında TDT grubu var. 19 bölgesel ağ, 1 bölgeler arası ağ (MIRAMAP), bir de uluslararası ağ (Aubagne merkezli URGENCI) var. İki yıl kadar önce devlet ile resmiyet-meşruiyet savaşları yaşanmış. Sonuç olarak, TDT gruplarının ilkelerine ve dayanışma biçimlerine imkan verecek şekilde, TDT resmi statü kazanmış. Her bir TDT grubu kendi içinde bağımsız. Ortalama 30 alıcı ve bir üreticiden oluşuyor. Birden fazla üreticiyle çalışan gruplar da var.

Fransa’da TDT dendiğinde her şeyden önce çiftçi için alım garantisi ve sezonluk ön ödeme yapılması anlaşılıyor. Üreticiler ve alıcılar arsında bireysel sözleşmeler yapılıyor. Genelde sebze ve meyve, bazen et ürünleri, süt, yumurta, peynir vs. de oluyor. İşlenmiş ürünler daha az. Alıcılar riskleri paylaşıyor; hasat azsa razı oluyor çoksa paylarına düşeni alıyorlar. En çok bizdeki Güneşköy Bahçemiz ve İmeceevi modellerine benziyor.

Toplantıda farklı ülkelerden gelenler, ön ödeme modelinin kendi koşulları için uygun olmadığını söylediler. Ekonomik zorluklar içindeki Yunanistan ve İspanya’dan başka Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz ülkeleri için de bu görüş dile getirildi. Her ülkenin sosyal ve ekonomik yapısı farklı. URGENCI’den arkadaşlar, ön ödeme veya alım garantisi olmadan, üretici ve alıcıların farklı şekillerde uzun dönemli dayanışmaya girmesini de TDT olarak kabul ediyorlar. Örn. doğrudan alım, nakliye ve dağıtım desteği, işleyiş desteği, yatırım desteği vs. Şimdilerde daha kapsayıcı terimler de aranıyor ve kullanılıyor, örn, Yerel Dayanışma Ortaklıkları.

DBB gibi TDT’leri teşvik eden ama doğrudan TDT olmayan KOS (Katılımcı Onay Sistemi) yapıları ise ayrı ve tamamlayıcı bir işleyiş olarak giderek öne çıkıyor.

Farklılıklar dışında, bütün ülkelerdeki çabaların ortak temaları var. Temiz toprak, su, güvenilir tohum ve diğer zirai kaynaklara erişim, TDT ve KOS’lara daha fazla aktif katılım, dağıtımı kolaylaştırmak için dayanışma biçimleri vs. Bizim de DBB içinde konuştuğumuz şeyler.

Önemli konulardan biri, TDT gruplarının tercih ettiği üretim şekli. En önce tohum konusu, toprak sağlığı ve biyolojik çeşitlilik, kimyasal kullanımı gibi konular. Fransa’da grupların çoğu doğal üretim talep ediyor (organik – bio sertifikalı veya sertifikasız). Ama konvansiyonel veya kimyasallı üretime evet diyen TDTler de var.

Türkiye’deki doğal-organik gıdanın peşinde olan alıcılar için de birkaç bilgi ve görüş iletmek istiyorum. Bu konu sadece temiz ve sağlıklı gıda tercihlerinin çok ötesinde; yaşamın her alanına uzanıyor. Kısa yoldan şöyle anlatayım: Avrupa’da ve Kuzey Afrika dahil Akdeniz ülkelerinde ekolojik tarıma uygun toprak ve su bulmak, bulunmaz Hint kumaşı bulmak kadar zor. Bırakın temiz olmayı, pek çok insan için (özellikle sonradan kırsala göçmek isteyen gençler için) 3-4 dönüm arazi bulmak veya almak çok zor. Arazi ağaları parselleri çoktan kapatmış. Pek çok bölgede biyoçeşitlilik kaybolmuş, güvenilir tohum bulmak büyük mesele, köylülük ve köylü bilgeliği kayıp, insanlar arasındaki ilişkiler de zayıf. Sebep, olağan şüpheliler: Parasal kazancı önceleyen – kapitalist – endüstriyel tarım ve hayvancılık, ilaçlı tarım, yaygın satış ve dağıtım sistemleri… Ve aynı ilkeleri izleyen endüstri ve maden yatırımlarının yarattığı büyük tahribat.

Bunlara baktığımızda, Türkiye’de bilge köylü tarımını, küçük ölçekli ekolojik çiftçiliği ve gerçek gıda üretimini geliştirmeye yönelik çabaları, alıcıların desteklerini ve bu yolun emekçilerinin kıymetini daha iyi anlayabiliriz sanırım. Hala bir yerlerde bulabildiğimiz doğal ve kültürel değerlerin de.

Ceyhan Temürcü

168894_1019808098085372_5177841672815173957_n
0 Yorum

Yeni gıda topluluklarına doğru…

Geçtiğimiz aylarda biri İstanbul’da, diğeri Küçükkuyu’da gıda toplulukları konulu iki çalıştay gerçekleştirildi.

Yeşil Düşünce Derneği’nin gıda toplulukları konulu Yeşil Diyalog Toplantısı birçok gıda topluluğu temsilcisini ve konunun meraklılarını İstanbul’da bir araya getirdi. Toplantıyla ilgili haberin ayrıntıları için tıklayın.

Diğer buluşma ise Çanakkale’nin Kaz Dağları eteklerindeki beldesi Küçükkuyu’daydı. Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından organize edilen ve TACSO-STGM Kapasite Gelişimi için STO İşbirlikleri Destek Programı kapsamında alınan destekle hayata geçirilen Aracısız Doğal Ürün Ağı Çalıştayı 20-21 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. İlk gün öğleden önce Kırsal Kalkınma, Ekolojik Yerleşkeler, Aracısız Doğal Ürün Ağları ve Gıda Toplulukları ile İlgili Kavram ve Tanımlar, Topluluk Destekli Üretim Grupları (Üretici Örgütlemeli, Türetici Örgütlemeli ve Üretici-Türetici Örgütlemeli), Katılımcı Onay Sistemleri, Yasal Mevzuat ve Verilen Destekler hakkında sunumlar yapıldı. Öğleden sonra çalıştay katılımcıları belirlenen 5 ana başlık altındaki 3 ayrı soru için olası çözümler üzerinde konuştu, her grup görüşülen fikirleri tüm katılımcılara aktardı. Günün sonunda ortak oturum gerçekleştirildi. İkinci gün Nusratlı, Akçin, Koşuburnu ve Güzelköy köylerine gidilerek incelemeler yapıldı. Dönüşte Küçükkuyu’da dernek merkezinde toplu değerlendirme ve ihtiyaç analizinin gözden geçirilmesi toplantısıyla çalıştay tamamlanmış oldu.

0 Yorum

GIDA TOPLULUKLARI GERÇEK GIDA İÇİN BULUŞTU

“Gıda Toplulukları Kurmak” adlı konferans, 18. IFOAM Dünya Organik Kongresi kapsamında 11 Ekim Cumartesi günü Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleşti. Yurtiçi ve yurtdışından yoğun ilgi gören konferansı Yeşil Gazete’de Ayşegül Çerçi kaleme aldı. Haberi okumak için tıklayın.

0 Yorum

GIDA TOPLULUKLARI TÜRKİYE’DE TOPLANIYOR

18. IFOAM Dünya Organik Kongresi kapsamında 11 Ekim Cumartesi günü “Building Food Communities” / “Gıda Toplulukları Kurmak” başlığıyla bir ön konferans düzenleniyor. Buluşmanın amacı Topluluk Destekli Tarım (TDT) ve Katılımcı Onay Sistemleri (KOS) alanlarında çalışan ulusal ve uluslararası kişi ve grupları bir araya getirmek. Ayrıntılar için tıklayın.